Merhaba

Atom tedavisi 1940’lı yıllardan beri birçok hastalığın tanı ve tedavisinde güvenle kullanılmaktadır. Ben de ulusal ve uluslararası çalışmalarımla atom tedavilerinin bir çoğunu Türkiye’de ilk kez uyguladım. Binlerce hastada uyguladığım bu tedaviden yararlanan hastalarda aldığım sonuçları görmekten büyük mutluluk duydum. Sizlere ya da yakınlarınıza yardımcı olmak da bana mutluluk verecektir.

İLETİŞİM - RANDEVU


Merhaba

Atom tedavisi 1940’lı yıllardan beri birçok hastalığın tanı ve tedavisinde güvenle kullanılmaktadır. Ben de ulusal ve uluslararası çalışmalarımla atom tedavilerinin bir çoğunu Türkiye’de ilk kez uyguladım. Binlerce hastada uyguladığım bu tedaviden yararlanan hastalarda aldığım sonuçları görmekten büyük mutluluk duydum. Sizlere ya da yakınlarınıza yardımcı olmak da bana mutluluk verecektir.

İLETİŞİM - RANDEVU

TİROİD

Tiroit kanseri tiroit bezi hücrelerinde gelişen bir kanser türüdür. Oldukça nadir görülür. Çeşitli tipleri vardır. Papiller ve Folliküler tiroir kanserleri en sık gözlenen tiroit kanseri türleridir. Bu kanser türünün genel olarak seyri iyidir ve tedavisi hem kolay hem de hasta için rahatsızlık oluşturmaz. Ancak, bazen tekrar geri gelebilir ve diğer organlara yayılabilir. Bu nedenle hastalar yaşamları süresince takip edilmek zorundadırlar.


DEVAMINI OKU

PROSTAT

Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biridir. Hastalığın tedavisi için çeşitli yöntemler kullanılabilir. Ancak tedavi şekline karar verilebilmesi için, ameliyat mı yoksa ilaç mı veya ışın tedavisi mi; hastalığın ne kadar yaygın olduğunun bilinmesi gerekir.





DEVAMINI OKU

KARACİĞER

Karaciğer kanserlerinin ilk tedavisi cerrahi tedavidir. Cerrahi tedavi uygulanamayan hastalara ise kemoterapi ve radyoterapi uygulanabilir. Ancak çok sayıdaki hastada karaciğerdeki kanserli doku cerrahi olarak çıkarılamaz. Bu hastaların büyük kısmı da hem kemoterapiden hem de radyoterapiden yarar görmezler. Bugüne kadar kaderine terk edilen bu hastalar günümüzde kanserli dokunun içerisine konulan radyonüklid işaretli mikroküreler ile tedavi edilebilir hale gelmiştir.

DEVAMINI OKU

RADYOİYOT (ATOM) TEDAVİSİ

Radyoaktif maddeler 1940’lı yıllarda kontrollu olarak hastalıkların tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır. Başlangıçta sağlık bilimcilerinin temel kaygısı kullanılan radyoaktif maddelerin hastalara zarar verip vermediğini araştırmak olmuştur. Bu yüzden 1950’li ve 1960’lı yıllar bu maddelerin hastalar için ve bu maddeleri hastalara uygulayan ve radyasyona sürekli ve uzun süre maruz kalan sağlık çalışanları için ne ölçüde olumsuz etkisinin olduğunu araştırmakla geçmiştir. Bu çalışmaların sonucunda bugün radyoaktif maddeler güvenli biçimde hastalara uygulanabilmektedir.

International Comission for Radiological Protection (Radyasyondan Korunma İçin Uluslararası Komisyon) – ICRP radyoiyot tedavisi ile ilgili temel kuralları sürekli güncellemektedir. Radyoiyot tedavisinde radyasyondan korunmanın üç temel prensibi sürekli göz önünde bulundurulmaktadır:

1ZAMAN

Radyasyon kaynağı ile beraber ne kadar az zaman geçirilir ise o kadar az radyasyon dozuna maruz kalınır. Burada radyasyon kaynağı radyoiyot tedavisi gören hastadır. Hastaya radyoiyot verilmiştir ve vücudundan çevreye gözle görülmeyen ve radyasyon adı verilen ışın saçmaktadır.

2MESAFE

Radyasyon kaynağı ile aramızda ne kadar uzun bir mesafe var ise o kadar az radyasyon dozuna maruz kalınır. Mesafe radyasyondan korunmanın en önemli unsurudur. Çünkü mesafe ile radyasyon dozu arasında ters kare denilen bir ilişki mevcuttur. Yani radyasyon kaynağı ile geçirilen süre yarıya düşürüldüğünde alınan radyasyon dozu yarıya düşerken , radyasyon kaynağı ile olan mesafe bir kat artırıldığında alınan radyasyon dozu dörttebire düşer.

3HİJYEN

Hastaya verilen radyoaktif madde vücuttan, başta idrar ve tükürük salgısı olmak üzere tüm vücut sıvılarıyla atılır. Özellikle ilk 24 saatte verilen radyoaktif madde %50-80 oranında idrarla atılır. Bu nedenle tuvalet temizliğine çok dikkat edilmesi gereklidir. Vücut sıvılarının çevreye ve başka insanlara bulaşmasının önemi radyasyona doğrudan maruz kalma riskidir.


Güncel

Basından

  • placeholder

    Cerrahpaşa’da Kanser İlacı Üretildi

    Nöroendokrin tümör tedavisinde kullanılan ve yan etki göstermeden, doğrudan kanserli hücreye etki eden ilaç, Türkiye'de ilk olarak İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde üretilmeye başlandı.

    Devamını oku


  • placeholder

    Kanser Hastalarına İyi Haber

    Nöroendokrin tümör tedavisinde kullanılan ve yan etki göstermeden, doğrudan kanserli hücreye etki eden ilaç, Türkiye'de ilk olarak İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde üretilmeye başlandı.

    Devamını oku


  • placeholder

    Karaciğer Kanserine Yeni Umut

    Karaciğer kanserinde yeni umut Kemoterapiye cevap vermeyen ya da ameliyat aşamasını geçmiş karaciğer kanseri hastaları için artık yeni bir tedavi yöntemi var. Y-90 adı verilen bir yöntemle tümörler küçültülerek zaman içinde yok oluyor. Pek çok hastaya umut olabilecek bu tedavi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde uygulanmaya başladı.

    Devamını oku


  • placeholder

    Atom Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

    Prof. Dr. Levent Kabasakal atom tedavisi hakkında bilinmeyenleri anlatıyor

    Devamını oku


İLETİŞİM - RANDEVU

Aklınıza takılan soruları sormak veya randevu almak için formu doldurup göndermeniz yeterli. En kısa sürede size geri dönüş yapılacaktır.